• 111.jpg
  • aTestudogreaca1.JPG
  • Bufoviridis.JPG
  • Eirenis_modestus.JPG
  • Emys orbicularis (Behramlı)1.JPG
  • Eryx jaculus (Bazcaada)1.JPG
  • Hyla arborea (Merkez)3.JPG
  • Lacertaviridis.JPG
  • Mabuyaaurata.JPG
  • Malpolonmonspessulana.JPG
  • Pelobatessyracus.JPG
  • Telescopus fallax (Atikhisar)1.JPG
  • Testudogreaca2.JPG
  • Trituruskarelinii1.JPG
  • zDolicophis caspius (Bozcaada).JPG
Duyurular

!!! ""Mersin İli'nin Karasal ve İç Su Ekosistemlerinin Biyolojik Çeşitlilik Envanter ve İzleme Projesi" kapsamında yapılan çalışmalar neticesinde Ophisops elegans'ın yeni bir alttürü (Ophisops elegans budakibarani n. subsp.) tanımlanmıştır. Detaylı bilgi ve makaleye ulaşmak için linke tıklayabilirsiniz; >>> http://biozoojournals.ro/bihbiol/cont/v11n1/bb_e171303_Cicek.pdf <<

25. Doğal düşmanları nelerdir?

Ergin kaplumbağalar için çok az predatör vardır. Büyük köpekbalıkları özellikle  Galeocerdo cuvier (Çizgili Köpekbalığı)’in kaplumbağaalrı avladığı bilinmektedir. Orcinus orca (Katil Balina)’nın da Deri Sırtlı Kaplumbağa’ları avladığı bilinmektedir. Köpek (Canis lupus familiaris),  çakal(Canis mesomelas), tilki (Vulpes vulpes), porsuk (Meles meles), rakun (Procyon lator), hayalet yengeç (Ocypode cursor), bazı kuş, balık ve omurgasız türleri yumurta ve/veya  yavrulara zarar vermektedir. Yeşil ve Siyah Deniz kaplumbağalarının derilerinde tümöre benzer oluşumlar olan fiborpapillomas denen oluşumlar meydana gelebilmektedir. Göz civarında olursa görüşü engelleyebilir fakat kaplumbağaların beslenme ve yüzmelerinde bir değişiklik oluşturmamaktadır. Fakat bu kaplumbağalar ikincil parazitlere ve enfeksiyonlara karşı zayıftırlar.

 

26. Su altında ne kadar kalabilirler?

       Deniz kaplumbağaları zamanlarının çoğunu su altında geçirirler ancak, nefes almak için periyodik aralıklarla su yüzeyine çıkarlar. Oksijen ihtiyaçlarını karşılamak için patlama şeklinde nefes verip, hızlı bir şekilde nefes alırlar. Akciğerleri, derin dalışlarda hızlı bir şekilde nefes alıp vermeye uyum göstermişlerdir. Normal hareketleri için 4-5 dakika kadar su altında kalırlar ve nefes almak için 1-3 saniye su yüzeyine çıkarlar (Ripple, 1996), deniz altında saatlerce dinlenebilir veya uyuyabilirler (Alderton, 1993). Ancak bu süre, faaliyetlerinin artmasında veya yoğun stres altında oldukça kısalır. Dalma derinlikleri, yetişkin D. coriace için 1000 metrenin altında (Eckert ve diğ., 1989), L. olivacea için 290 m. (Plotkin, 1994) ve C. caretta için 233 m. (Sakamato ve diğ., 1990) olarak verilmiştir. Her ne kadar E. imbricata (Starbird ve Hillis, 1995), C. mydas (Brill ve diğ., 1995) ve L. kempii (Byles, 1988; Mendonca ve Pritchart, 1986) sığ sularda kalsalar da (20-50 metre arasında), bir C. agassizii için dalma derinliği 110 m. olarak verilmiştir (Berkson, 1967). Su altında kalma süresi E. imbricata için en uzun 56.1 dakika (Starbird ve Hillis, 1995), yuvalama yapan L. olivacea için 54.3 dakika olarak ölçülmüştür. Yine L. olivacea için üremekte olan erkek birey 28.6 dakika, üreme sonrası erkek birey 20.5 dakika olarak verilmiştir (Starbird ve Hillis, 1995). Deniz kaplumbağalarında normal bir dalmada geçen süre 2-5 saat arasında değişmektedir (Byles, 1988). Yetişkin deniz kaplumbağalarının bir çoğu kayaların yakınında veya çıkıntılı kaya yakınlarında uykuya yatarlar. Yavrular ve genç bireyler ise, deniz yüzeyinde ön yüzgeçlerini karapakslarının üzerine toplayarak uyurlar (Ripple, 1996). Diğer sürüngenler gibi deniz kaplumbağaları da sıcak kanlı hayvanlar gibi ısılarını ayarlayamadıkları için ortam sıcaklığında meydana gelebilecek değişikliklerden etkilenir. Kışın su sıcaklığı 150C’nin altına düştüğünde, deniz kaplumbağalarının çoğunun hareketi yavaşlar ve sıcak sulara göç eder veya bir sığınakta çamurun içinde kış uykusuna yatar. 50C’nin altında bir sıcaklıkta olan suda 12 saatten fazla kalmaları genellikle ölümlere sebep olur. Düşük sıcaklıklarda olduğu gibi aşırı yüksek sıcaklıklarda deniz kaplumbağaları için öldürücü nitelik taşır. Güneş ışığı ergin bir deniz kaplumbağasının vücut ısısında 100C’lik bir artışa sebep olabilir. Buda deniz kaplumbağalarının yuvalamak için neden geceleri sahile çıktığının bir göstergesidir. C. mydas ve C. caretta gibi büyük vücut ölçülerine sahip deniz kaplumbağaları, sıcaklığın öldürücü etkisi nedeniyle güneş ışığı altında yuva yapma riskine girmez. Aksi halde denize kısa bir süre içinde dönemeyeceklerinden, büyük bir ihtimalle güneş çarpması nedeniyle öleceklerdir (Ripple, 1996). Ayrıca gece yapılan yuvalama olayında deniz kaplumbağalarının yumurtlama esnasında rahatsız edilme riski gündüze nazaran oldukça azdır. Buna karşılık L. kempii ve L. olivacea gibi vücut boyları daha küçük olan deniz kaplumbağaları, vücut sıcaklıklarını rüzgarın da yardımıyla çok daha çabuk düşürebildiklerinden gündüz yuvalama yapabilmektedirler (Alderton, 1993).        

 

27. Kayıp yıllar ne demektir ve cinsel olgunlaşma süreleri ne kadardır?

Deniz kaplumbağaları hayatlarının çok kısa bir dönemini karaya bağımlı olarak sürdürürler. Anaç kaplumbağa yumurtalarını yuvalama sahiline bıraktıktan sonra denize geri döner. Eğer kaplumbağa tekrar yumurtlayacaksa yuvalama sahilinin yakınlarında dolaşır. Sahile bırakılan yumurtalardan türe göre değişen kuluçka süresini tamamlayan yavrular, yuvadan çıkarak denize ulaşırlar. Denize ulaşmaları esnasında bir dizi tehlikelere maruz kalırlar. Denize ulaşan yavruların erginleşip tekrar yuvalama sahiline dönmesine kadar geçen süre “kayıp yıllar” olarak bilinir. Bu süre zarfında sürekli olarak göç davranışı içindedirler. Denize ulaşan yavrular 1-2 gün denizlerin yüzeysel kısımlarında yüzerek, hem kendilerine güvenli bir ortam arar, hem de beslenebilecekleri alanları bulmaya çalışırlar. Gelişen vücutlarına göre artan besin ihtiyaçlarını karşılamak için okyanuslara doğru göç eğilimindedirler. Erginleşip fertil bireyler haline gelmeleri Mendonca (1981)’ya göre 10-15 yıl, Zug ve diğ. (1983)’ne göre 14-19 yıl, Frazer (1983)’a göre 22 yıl, Frazer ve Ehrhart (1985)’a göre daha önceki yıllardan elde edilen bilgilerle 12-30 yıl  arasında tahmin edilmektedir. Kışın su sıcaklığı 150C’nin altına düştüğünde, deniz kaplumbağalarının çoğunun hareketi yavaşlar ve sıcak sulara göç eder veya bir sığınakta çamurun içinde kış uykusuna yatar. 50C’nin altında bir sıcaklıkta olan suda 12 saatten fazla kalmaları genellikle ölümlere sebep olur. Düşük sıcaklıklarda olduğu gibi aşırı yüksek sıcaklıklar da deniz kaplumbağaları için öldürücü nitelik taşır. Güneş ışığı ergin bir deniz kaplumbağasının vücut ısısında 100C’lik bir artışa sebep olabilir. Yuvalama sahilinin yakınlarında çiftleştikten sonra erkek birey tekrar beslenme alanına göç ederken dişi birey 10-15 günlük aradan sonra yuvalama sahiline çıkarak yumurtlar. Dişi birey yumurtlarını bıraktıktan sonra beslenme ortamına geri döner. Dişi ve erkek bireylerin bir sezondaki üreme sayıları türe göre değişmektedir. Ayrıca erkek ve dişi bireylerin her sezon üreme yetenekleri birbirinden farklıdır. Erkek bireyler genellikle her üreme sezonunda üreme yeteneğine sahipken, dişi bireyler 2-5 senede bir üreme yeteneğine sahiptir.

 

 28. Nesillerini tehlikeye sokan faktörler nelerdir?

 

Geçen son 500 yıl içinde, deniz kaplumbağalarının eti, yumurtaları, kabukları, yağı ve derisinin insanlar tarafından tüketilmesi, bu türlerin nesillerinin yok olması tehlikesiyle karşı karşıya bırakmıştır. Binlerce deniz kaplumbağası her yıl karides ağları, tirol ağları ve çengelli oltalar nedeniyle boğulmaktadır (Ripple, 1996). Özellikle yarı saydam plastik artıkların deniz anasına benzemesi nedeniyle deniz kaplumbağaları tarafından yenilmesi ölümlere veya yaralanmalara sebep olmaktadır. Eğer bu plastik parçalar yeterince büyüklerse iç organlara takılarak ölümlere sebep vermekte veya bağırsaklarda besinlerinin emilimlerini güçleştirerek sağlıklarını bozmaktadır (Gramentz, 1988). Ham petrolün neden olduğu kirliliğin deniz kaplumbağalarında çok önemli bir tehlike teşkil etmediği tespit edilmiştir (Gramentz, 1986). Ayrıca bot çarpmaları da ergin ve genç deniz kaplumbağalarının ölümlerine sebep olmaktadır.

Ergin deniz kaplumbağalarını karada yaşadığı problemlerin başında zararlı insan aktiviteleri, düzensiz bir şekilde gelişen turizm ve bu turizmle birlikte ortaya çıkan binalaşma ve ışıklı alanların artması sonucu kumsalların yanlış kullanımı gelmektedir. Ergin deniz kaplumbağalarının denizde yaşadığı problemler karaya nazaran daha azdır. Denizdeki balıkçılık faaliyetleri esnasında denize bırakılan ağlar ergin deniz kaplumbağaları için sorun teşkil etmektedir. Sürat motorları veya buna benzer araçlar denizde ilerlerken kaza sonucu deniz kaplumbağalarına çarpmakta ve kaplumbağaların ölümüne veya yaralanmasına sebep olmaktadır.

Yavru deniz kaplumbağalarının karada yaşadığı problemlerin başında tilki (Vulpes vulpes), porsuk (Meles meles), köpek (Canis lupus familiaris), rakun (Procyon lator), leş kargası (Corvus corone) ve hayalet yengeci (Ocypode cursor) gibi parçalayıcı hayvanların tahribatı gelmektedir. Bu predatörlerin faaliyetleri sonucu hem yavru kaplumbağalar, hem de yumurtalar zarar görmektedir. Ayrıca çevreden gelen aydınlatma ışıklarının etkisi ile yavru kaplumbağalar yollarını şaşırmakta ve denizi bulamadan ölmektedir. Denize yakın olan yuvalar su baskını tehlikesiyle karşı karşıya gelebilmekte ve bunun sonucunda da yavru kaplumbağalar, embriyonik gelişimini tamamlayamadan ölmektedir. Kaplumbağa yuvalarını etkileyen diğer bir faktör de yuvaları istila eden böceklerin faaliyetleridir. Yavru deniz kaplumbağalarının denizde yaşadığı problemler hakkında ayrıntılı bir bilgi yoktur. Ancak, yavrular denize ulaştıkları andan itibaren onları birçok tehlike beklemektedir. Bunların başında balıklar, kuşlar ve ağla balık avlayan balıkçılar gelmektedir.  

 

<<< ÖNCEKİ              SONRAKİ >>>                

 

Joomla 3.0 Templates - by Joomlage.com