• 111.jpg
  • aTestudogreaca1.JPG
  • Bufoviridis.JPG
  • Eirenis_modestus.JPG
  • Emys orbicularis (Behramlı)1.JPG
  • Eryx jaculus (Bazcaada)1.JPG
  • Hyla arborea (Merkez)3.JPG
  • Lacertaviridis.JPG
  • Mabuyaaurata.JPG
  • Malpolonmonspessulana.JPG
  • Pelobatessyracus.JPG
  • Telescopus fallax (Atikhisar)1.JPG
  • Testudogreaca2.JPG
  • Trituruskarelinii1.JPG
  • zDolicophis caspius (Bozcaada).JPG
Duyurular

!!! ""Mersin İli'nin Karasal ve İç Su Ekosistemlerinin Biyolojik Çeşitlilik Envanter ve İzleme Projesi" kapsamında yapılan çalışmalar neticesinde Ophisops elegans'ın yeni bir alttürü (Ophisops elegans budakibarani n. subsp.) tanımlanmıştır. Detaylı bilgi ve makaleye ulaşmak için linke tıklayabilirsiniz; >>> http://biozoojournals.ro/bihbiol/cont/v11n1/bb_e171303_Cicek.pdf <<

 

TÜRKİYE’DE TEHLİKE ALTINDAKİ KURBAĞA VE SÜRÜNGEN TÜRLERİ VE KORUNMALARI

 

 Özet

 

Ülkemizde 30 kurbağa (14 urodel, 16 anur) ve 128 (10 kaplumbağa, 63 kertenkele ve 55 yılan) sürüngen türü yaşamaktadır. Ne yazık ki ülkemizde yaşayan kurbağa türlerinin yaklaşık tamamı ve sürüngen türlerinin ise %67’si IUCN kırmızı listesinde yer almaktadır. Kırmızı listeye göre, ülkemizdeki kurbağaların %43’ü düşük öncelikli, %17’si tehlike altına girmeye aday, %17’si tehlike altında, %13’ü hassas ve %7’si kritik olarak tehlike altında kategorisinde yer almaktadır. %3’ü hakkında ise yeterli bilgi bulunmamaktadır. Ayrıca türlerin %80’inin popülasyonları azalmakta, %17’sinin durağan ve %3’ünün ise bilinmemektedir.

Sürüngenlerden IUCN listesindeki 86 türün, %64’ü düşük öncelikli, %12’si tehlike altına girmeye aday, %8’i tehlike altında, %8’i kritik olarak tehlike altında, %3’ü hassas kategorisindedir. %5’inin hakkında yeterli bilgi yoktur. Popülasyon durumları ise, %1’inde artmakta, %36’sında yeterli, %25’inde sabit, %25’inde azalmakta, %13’ünde ise bilinmemektedir. Bunun yanında ülkemizde yaşayan 42 tür IUCN Kırmızı listesinde yer almamaktadır. Bunun başlıca nedeni ise bu türler hakkında yetersiz bilgiye sahip olunmasıdır.

Habitat tahribatı ve yok olması, yabancı türler (örn. Trachemys scripta), aşırı toplatılma (özellikle amfibilerin besin amaçlı ihracı, evcil hayvan olarak), kirlenme (agrokimyasallar, fabrika atıkları v.s.), iklim değişimleri ve bu faktörler arasındaki sinerji ülkemizdeki kurbağa ve sürüngen türlerinin popülasyonlarını tehdit etmektedir. Bu nedenle, öncelikli olarak ülkemizdeki kurbağa ve sürüngenlerin tehlike durumlarının ulusal ölçekte değerlendirilmesi ve çıktılar dikkate alınarak hassas popülasyonların korunmasına yönelik çalışmalara hız kazandırılması gerekmektedir.

 

Anahtar Sözcükler:Amphibia, Reptilia, Koruma Stratejileri

 

 Amfibiler

 Amfibiler Devonien’de ortaya çıkmış olup, yaklaşık 300 milyon yıldır yaşamaktadırlar. Dünya üzerinde yaşayan 6792 kurbağa türü bulunmaktadır. Takımlara göre dağlımı ise: 188 (%3) tür bacaksız kurbağalar (Gymnophiona), 608 (%9) tür kuyruklu kurbağalar (Caudata) ve 5996 (%88) tür ise kuyruksuz kurbağalar (Anura) grubuna dahildir. Ne yazık ki (1500-günümüze) şuana kadar 38 tür yok olmuştur. Araştırmacılar amfibilerin ortaya çıkışlarından buyana 168 türün yok olduğunu düşünmektedirler.

1989 yılında Canterbury (İngiltere)’deki ilk Dünya Herpetoloji Kongresi’nde katılımcılar tarafından tekrarlanan ana tema; amfibilerin, özellikle kuyruksuz kurbağaların, dünyanın değişik bölgelerinde yok olmakta olduğu yönündeydi. 2004 yılında dünyada bilinen tüm amfibi türlerinin tehlike durumunu ve dağılışını belirleyen, Küresel Amfibi Değerlendirme Toplantısı’nda dünya üzerinde yaşayan amfibilerin yaklaşık %43’ünün de (2469 tür) yok olmakta olduğu ve %32’sinin (1856 tür) tehlike altında olduğu rapor edilmiştir. 17-19 Eylül 2005’te Amfibi Koruma Eylem Planı toplantısı yapılmış ve bir genelge yayımlanmıştır. Bu genelgede, yok oluşun ve kayboluşun nedenlerinin anlaşılması, amfibi popülasyonlarının çeşitliliği ve nasıl değiştiğinin anlaşılması, uzun süreli eylem planlarının hayata geçirilmesi ve acil ihtiyaç duyulan konularda çözümlerin hayata geçirilmesinin gerekliliği vurgulanmıştır. Yok oluşun etkisi, en yoğun olarak Amerika Birleşik Devletleri’nin kuzeyi, Orta Amerika, Güney Amerika, Avustralya’nın doğusu ve Fiji’de hissedilmektedir.

 

Sürüngenler

 Sürüngenler 320-310 milyon yıl önce Karbonifer’de ortaya çıkmışlardır. Dünya üzerinde yaşayan 9300 türü bulunmaktadır. Takımlara göre dağlımı ise 317 (%3) tür kaplumbağalar (Testudines), 2 (<%1) tür tuataralar (Sphenodontia) – 8957 (%96) tür pullular (Squamata) (Kertenkeleler [5461], Yılanlar [3315] Solucan kertenkeleler [181]) ve 24 ((<%1) tür ise timsahlar (Crocodilia) grubuna dahildir.

 

 

Şekil 1.Ülkemizdeki amfibi türlerinin tehlike (solda) ve popülasyon durumları (sağda)

 

 

 Şekil 2.Ülkemizdeki sürüngen türlerinin tehlike ve popülasyon durumları

 

Amfibi ve Sürüngen Türleri Neden Yok Oluyor?

Amfibilerin küresel yok oluş ve kayboluşları 1900’lü yıllardan buyana kaygı ile izlense de, sürüngenlerin de aynı tehlike ile karşı karşıya kaldığı yakın zamanda dile getirilmeye başlanmıştır. Habitat tahribatı ve yok olması, yabancı türler ve ticari amaçlı toplatılma [besin, evcil hayvan olarak kullanım, tıbbi veya biyolojik amaçlı kullanım] popülasyonları tehdit eden başlıca faktörlerdir. Bununla beraber, insan etkisini de bu faktörlerden ayırmakta oldukça güçtür. Fakat bozulmamış ve korunmakta olan alanlardaki amfibi türleri de yok olmaktadır. Buna sebep olan karmaşık ve anlaşılması zor mekanizmalar; iklim değişimleri, artan UV-B [orta dalga, 320-280nm] radyasyon, kimyasal kirleticiler, bulaşıcı hastalıklar ve deformasyonlardır (veya malformasyonlar). Bu faktörlerin altındaki mekanizmalar oldukça karmaşıktır ve muhtemelen habitat tahribatı ve yabancı türler gibi daha etkili faktörler ile birlikte çalışarak yok oluşu hızlandırmaktadır. Araştırmacılara göre küresel yok oluşun tek bir sebebi yoktur. Tüm bu faktörlerin etkisi bölgeye göre farklılık göstermekle beraber amfibi ve sürüngen popülasyonlarını tehdit etmektedir.

Genel olarak, her iki grubunda karşı karşıya kaldığı başlıca tehlikeler habitat kaybı ve bozulması, yabancı istilacı türler (örn. Boğa Kurbağası, Rana pretiosa, Değnek Kurbağası, Rhinella marina, Kızıl Yanaklı Su Kablumbağası, Trachemys scripta), çevresel kirlilik, hastalıklar (virüs, bakteri, ve mantar), uygunsuz kullanımları (evcil hayvan, besin, ticari, tıbbi ve araştırma için) ve küresel iklim değişikliğidir. Tehlike altındaki türlerin popülasyonlarının iyileştirilmesi için; kaptivitede üretimi, yok olan popülasyonların yeniden yapılandırılması ve yabancı türlerin uzaklaştırılması alınacak önlemlerin başlıcalarıdır Bu yok oluşun önlenmesi için etkili bir şekilde kullanılacak sürdürülebilir yönetim planlarının hem resmi ve hem de sivil organizasyonlar tarafından dünya çapında hızla hayata geçirilmesi gerekmektedir.

 

Ülkemizdeki Tehlike Altındaki Türler

Ülkemizde 30 amfibi türü yaşamaktadır. Bu türlerin 14’ü kuyruksuz kurbağa, 16’sı ise kuyruklu kurbağadır. Ayrıca 10 kaplumbağa, 66 kertenkele, 56 yılan ve 1 solucan kertenkele olmak üzere 133 sürüngen türümüz bulunmaktadır. Ülkemizde yaşayan amfibi türlerinin tamamı ve sürüngen türlerinin de 86’sı IUCN Kırmızı Listesi’nde yer almaktadır. Amfibi türlerinin %37’si (11) tehlike alında, %80’ninin (24) ise popülasyonu azalma eğilimindedir (Şekil 1). Ülkemizdeki sürüngen türlerini %65’i IUCN Kırmızı Listesi’nde bulunmaktadır. Bu türlerden %20’si (17) tehlike altında, %25’inin (34) popülasyonu azalmakta, %13’ünün (17) popülasyon durumu ise bilinmemektedir (Şekil 2).

 

Ülkemizdeki türlerin korunma statüleri var mı?

Avrupa’nın yaban hayatı ve yaşama ortamlarını koruma sözleşmesi (Bern sözleşmesi, 1984), Nesli tehlike altında olan yabani hayvan ve bitki türlerinin uluslararası ticaretine dair sözleşme (Cites sözleşmesi, 1996), özellikle su kuşları yaşama ortamı olarak uluslararası öneme sahip sulak alanlar hakkında sözleşme (Ramsar sözleşmesi, 1994), Kuş Direktifi (79/409/EEC) ve Habitat Direktifi (92/43/EEC, Natura 2000) ülkemizde türlerin korunmalarına yönelik sözleşmelerden bazılarıdır. 2017 yılında Türkiye Avrupa Birliğine dahil olursa, ülkemizdeki türler “Natura 2000” kapsamında daha güçlü bir koruma statüsüne kavuşacaktır. Ülkemizde 305 önemli doğa alanı bulunmaktadır.

 

Ülkemizdeki türler neden azalıyor?

        Habitat tahribatı ve yok olması, yabancı türler (Trachemys scripta), aşırı toplatılma (özellikle amfibilerin besin amaçlı ihracı, evcil hayvan olarak), kirlenme (agrokimyasallar, fabrika atıkları), iklim değişimleri ve bu faktörler arasındaki sinerji ülkemizdeki kurbağa ve sürüngen türlerinin popülasyonlarını tehdit etmektedir.

 

Kerim ÇİÇEK, Dinçer AYAZ ve C. Varol TOK

Joomla 3.0 Templates - by Joomlage.com