• 111.jpg
  • aTestudogreaca1.JPG
  • Bufoviridis.JPG
  • Eirenis_modestus.JPG
  • Emys orbicularis (Behramlı)1.JPG
  • Eryx jaculus (Bazcaada)1.JPG
  • Hyla arborea (Merkez)3.JPG
  • Lacertaviridis.JPG
  • Mabuyaaurata.JPG
  • Malpolonmonspessulana.JPG
  • Pelobatessyracus.JPG
  • Telescopus fallax (Atikhisar)1.JPG
  • Testudogreaca2.JPG
  • Trituruskarelinii1.JPG
  • zDolicophis caspius (Bozcaada).JPG
Duyurular

!!! ""Mersin İli'nin Karasal ve İç Su Ekosistemlerinin Biyolojik Çeşitlilik Envanter ve İzleme Projesi" kapsamında yapılan çalışmalar neticesinde Ophisops elegans'ın yeni bir alttürü (Ophisops elegans budakibarani n. subsp.) tanımlanmıştır. Detaylı bilgi ve makaleye ulaşmak için linke tıklayabilirsiniz; >>> http://biozoojournals.ro/bihbiol/cont/v11n1/bb_e171303_Cicek.pdf <<

 

                                                                                                                                               

 

Sürüngenler Hakkında Genel Bilgiler   

Sürüngenler, balıklar ve amfibilerle birlikte değişken sıcaklıklı (Poikilotherm) canlılar yani, vücut ısıları dış ortamdan etkilenen canlılar grubuna dahildir. Derilerinin sert ve pullu, plaklı keratin bir yapı göstermesi nedeniyle su kaybı en aza indirgenmiştir. Kurak bölgelerde kolaylıkla yaşayabilen bu sınıfın karada, tatlı suda ve denizde temsilcileri vardır. Derileri salgı bezlerince fakirdir. Derilerinin en üst tabakası (epidermisin en üst katmanı) zaman zaman parça parça veya bir bütün olarak yenilenir. Sağlıklı bir yılan yılda 2-3 kez derisinin en üst kısmında bulunan ölü hücrelerden oluşmuş katmanı bir bütün halinde değiştirir. Bu olaya gömlek değiştirme denir. Sürüngenlerin genellikle İki çift üyeleri ve her bir üyede 5 parmakları ve parmak uçlarında keratin yapıları (tırnak) bulunur. Üyeler yaşam ortamlarına bağlı olarak sürünmeye, tırmanmaya, koşmaya ve yüzmeye uyum sağlamıştır. Üyeler bazı kertenkelelerde kısmen azalmış (bir çift üye), bazı kertenkelelerde ve yılanların tümünde ise körelmiştir. Kaplumbağalar dışında sürüngenlerin çenelerinde dişler bulunur. Tatlı suya ve denize iyi uyum sağlamış tatlı su kaplumbağaları, deniz kaplumbağaları, su ve deniz yılanları dahi solunumunu esas olarak akciğerler ile yaparlar. Fosil kayıtlara göre günümüze kadar yaşamış en büyük kara hayvanları sürüngenlerdir. Günümüzde yaşayan enbüyük sürüngenler, boyları 10 metreye ulaşabilen Güney Amerika ve Tropik Asya’da yaşayan Anakonda ve Piton olarak bilinen yılanlardır. Sürüngenlerin vücut sıcaklığının ayarlanmasında renk değişimi büyük önem taşır. Yaklaşık 40 0C sıcaklıkta güneş altındaki kertenkelenin rengi çok açılır. Bir bukalemunun rengi bu durumda neredeyse sarımsıdır. Böylece güneş ışınları dağıtılmaya çalışılır. Eğer aynı bukalemun gölge bir yere alınırsa rengi koyulaşır, güneş ışınlarını toplanmaya çalışılır. Tıpkı yaz aylarında açık renkli giysilerin güneş ışınlarını yansıtması, koyu renkli giysilerin güneş ışınlarını emmesi gibi. Sürüngenler büyüklüğü boylarına göre değişecek şekilde diğer hayvanları avlamak suretiyle geçinirler. Özellikle yılanlar vücuduna oranla büyük besinleri yutmaya yarayacak anatomik özelliklere (baş ve çene kemiklerinin birbirleriyle tam kaynaşmamış olması, göğüs kemiği ve göğüs kemerinin olmaması, derilerinin esnek olması) sahiptir. Böcek, kuş, memeli ve bazı yılanlar ise diğer yılanları yerler. Kara kaplumbağaları ile bazı kertenkeleler bitkisel beslenir. Denizlerde yaşayan bazı deniz kaplumbağaları ve iguanalar gibi kertenkeleler ise algler ile beslenir (Başoğlu-Baran, 1977, 1980; Baran-Atatür, 1998; Baran, 2005).

Doğada gizli yaşam süren sürüngenlerin yaşam sürelerini tam doğru olarak bilmek neredeyse imkansızdır. Ancak hayvanat bahçelerinde olduğu gibi insan kontrolünde yaşayan bazı gruplara ait bilgiler edinilebilmiştir. Buna göre büyük kara kaplumbağalarının 200 yıl kadar, bazı sucul kaplumbağalar 90 yıla kadar, bazı kara kaplumbağaları 100 yıldan fazla, bazı büyük yılanlar ve timsahlar 40 yıla kadar, daha küçük boydaki sürüngenler ise 20 yıla kadar yaşadığı tahmin edilmektedir (Başaoğlu-Baran, 1980, Demirsoy, 2006).

Doğada başta insan olmak üzere çeşitli düşmanları bulunan bu grubun, bazı türlerinin ne yazık ki yurdumuzda ve dünyada nesilleri tükenmiş veya tükenmek üzeredir.

Yurdumuzda yaşayan sürüngenler, kaplumbağalar (Takım: Testudinata), kertenkeleler (Takım: Lacertilia) ve yılanlar (Takım: Ophidia) grubuna dahildir.

Yurdumuzda denizde, karada ve tatlı suda temsilcileri bulunan 11 kaplumbağa, 63 kertenkele türü yaşamaktadır. 

Dünyada özellikle Oriental bölge olarak bilinen Hindistan, Seylan, Pakistan civarında ve tropikAmerika’da yılan ısırmaları sonucu ölüm olaylarına rastlanmaktadır. Bunun en önemli nedeni bu bölgelerin sıcak iklim koşullarına sahip olmaları ve daha çok tarım ile uğraşan kişilerin gerekli önlemleri almamaları özellikle de çıplak ayak ile bu yılanların bulunduğu bölgelerde dolaşmalarıdır. Çok pahalı olan ve ancak özel koşullarda sağlıklı olarak saklanabilen yılan serumlarının da kullanılmaması bu olumsuz sonucu doğurmaktadır. Ekonomik yönden gelişmiş ülkelerde ise yılan serumları daha rahatlıkla kullanılabildiği için ölüm olaylarına çok daha az rastlanmaktadır. Ancak Dünya’da insanı öldürebilecek kadar toksik etkiye sahip zehir içeren yılanlar tüm yılanların %7-8 ini geçmez. Bununla birlikte insanlar nedense tüm yılanları zehirli sanmakta ve gördüğü yerde öldürmektedir. Yurdumuzda ise 18 tanesi az veya çok zehirli olmak üzere toplam 57 yılan türü yaşamaktadır. Yurdumuzda deniz yılanı ve çıngıraklı yılan yaşamaz.

 

Prof. Dr. C. Varol TOK 

Türktarım Dergisi Sayı: 207-208

Joomla 3.0 Templates - by Joomlage.com